BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN:
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Kaynaklarımızı özel sektör harcasın çünkü özel sektör çok daha verimi yüksek şekilde çalışıyor” dedi.
Kocaeli Sanayi Odası Meclis Toplantısı’nda konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Daha çok kaynaklarımızı özel sektör harcasın. Çünkü 11 yıllık bir hükümet üyesi olarak şunu söyleyebilirim ki, özel sektör çok daha verimi yüksek şekilde çalışıyor” dedi.
Türkiye’nin ekonomik olarak büyüdüğünü ancak bu büyümenin kontrollü olması gerektiğini dile getiren Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Büyüme tabi önemli, her ekonomide büyüme önemli. Ama büyümenin sadece rakamsal boyutu değil, büyümenin kalitesi çok çok önemli. Büyümenin kalitesi dediğimizde ne anlıyoruz? Buradan sürdürülebilir bir büyüme anlıyoruz. Herhangi bir ekonomide bir yıl iki yıl büyüme oranları sağlayabilirsiniz ama o dönemde bir iki yıllık dönemde ileriye dönük öyle problemler, öyle riskler biriktirirsiniz ki, bir iki yıllık büyümeden sonra gelir çok daha büyük öyle bir kriz vurur ki sizi başlangıç noktasından daha da geriye atabilir. İşte biz büyüme derken sadece sayısal boyutuna bakmıyoruz. Bu büyümenin sürdürülebilir, sıhhatli, kaliteli bir büyüme olmasına da çok önem veriyoruz. Borç stokumuz makul seviyelerde olsun. Büyüyelim ama bankalarımızın sıhhati, bünyesi sağlam olmaya devam etsin. Yoksa aşırı bir genişleyici kredi politikasıyla büyüme elde edersiniz ama bu finans sisteminde bir zayıflığa sebep olacaksa, banka siteminizde bir zayıflığı sebep olacaksa, oradaki zayıflık bir finans krizi olarak gelir öyle bir vurur ki, işte 2001’in Türkiye’si. Bir yılda, sadece bir yılda milli gelirimizin yüzde 30’unu kaybettik. Vergi politikalarımızın, devletin aldığı Sosyal Güvenlik primlerinin dahil, devletin topladığı bütün harçlar, her şey dahil bir OECD değerlendirmesi var. Ona baktığımızda bizde olan yüzde 27 ile OECD’nin altındayız. Biz bu noktalarda kalalım istiyoruz. Çok vergi toplayıp çok harcama yapan bir hükümet olmayalım. Daha çok kaynaklarımızı özel sektör harcasın. Çünkü 11 yıllık bir hükümet üyesi olarak şunu söyleyebilirim ki, özel sektör çok daha verimi yüksek şekilde çalışıyor” dedi.
“ENFLASYONDA YÜZDE 5’LİK HEDEFİ TUTTURMAK İSTİYORUZ”
Türkiye’de enflasyonun arttığını doğrulayan Babacan bunun normal olduğunu dile getirerek, “Enflasyon tabi önemli bir konu. Enflasyon doğru, arttı Türkiye’de. Ama bunun en önemli sebeplerinden birisi kur, birisi enerji maliyetleri, birisi de işlenmemiş gıda fiyatları. Bizim işlenmemiş gıda fiyatlarıyla ilgili, biliyorsunuz tarım politikalarında şöyle bir yaklaşımımız var. Çiftçimizin geliri reel olarak azalmasın diye tarım ürünlerinin çoğunda destek mekanizmalarıyla ya da ithalat-ihracat politikalarıyla fiyatı yüksek tutmak, en azından enflasyon oranı kadar attırma gibi bir çabamız var. Tarım politikaları perspektifinden uyguladığımız bu çaba görüyorsunuz enflasyon tarafından baktığınızda işlenmemiş gıda fiyatları sürekli yüksek seyretmesine sebep oluyor. Diyoruz ki, aman buğdayın fiyatı düşmesin, mısırın fiyatı düşmesin, üretici mağdur olmasın diye özel bir çabamız var. Ondan sonra dönüyoruz bakıyoruz, bu enflasyon niye yüksek çıktı. Dolayısıyla onun bir doğal sonucu çok fazla şaşırmamak lazım. Enflasyon da normal seyrine dönmüş oluyor. Bizim yüzde 5’lik hedefimiz hale yerinde. Merkez Bankamızın hesaplamalarına göre 2015 yılı ortalarında eğer olağanüstü bir gelişme olmazsa bu yüzde 5 hedefine ulaşacağız diye bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“GÜÇLÜ BİR EKONOMİNİN ZEMİNİ GÜVEN VE İSTİKRARDIR”
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, güçlü bir ekonomiye sahip olmayı hedefleyen ülkelerin her alanda istikrar ve güven ortamını kurmaları gerektiği aksi halde bunda başarılı olamayacaklarını söyledi. Babacan, şöyle devam etti:
“Ekonominin üzerine oturduğu bir zemin var. Nasıl bir bina inşa ederken bir zemin etüdü yapılır, bu zemin ne kadar sağlamsa bina o kadar sağlam olur. İşte ekonomimizin oturduğu o zemin istikrar ve güven. Dolayısıyla siyasi istikrar son derece önemli bir konumuz. Ve hemen yanında da güven konusudur. Güven olmazsa olmaz bir ilke. Yine yargı, yargının hızlı çalışması. Tutarlı olması ve kararlarını gerçekten anayasa ve yasalar ve nihayetinde bu vicdani dengenin tutumuna göre kararlar alınması lazım. Güvenli ve tutarlı karalar. Bunlar olmadığında güven ortamı gerçekten bir ülkede sıkıntıya girer. Gerçekten ileri bir ekonomi olmak istiyorsak, üretimimiz bu 25 milyon dolarlık milli gelire ulaşmak istiyorsa mutlaka çok güvenilir bir yargı sistemine sahip olmanız gerekir. Hele hele yargının bağımsızlık alanının belli bir amaca, belli bir hedefe yönelik kullanan ve tarafsızlık ilkesini bozup da kullanan mekanizmalar, şahıslar, yapılar karşımıza çıktığında da mutlaka bunların da derhal durdurulması gerekiyor. İşte bizim de Avrupa Birliği’ne aday bir ülke olarak hukuk referanslarımızın da mutlaka buralarda aranması gerekiyor. Başka yerde aramamamız gerekiyor. Eğer birinci sınıf demokrasi diyorsak, gerçek anlamda bir hukuk devleti diyorsak mutlaka sağlam referanslarla hareket etmemiz gerekiyor ve tekerleği yeniden icat etmememiz gerekiyor.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Yandex.Metrika counter --> /Yandex.Metrika counter -->